İzmir Nasır Tedavisi


  Tel : 0232 504 00 00

All Posts in Category: Nasır Tedavisi

Nasır Kökleri

Nasırlar her cins, boy ve değişik biçimde ortaya çıkabilir. Hastaların ciddi ağrı duyması, günlük aktivitesini kısıtlaması, kötü görüntüsü nedeniyle toplumda büyük problemdir. Hastanın karşı karşıya olduğu sorunu çok iyi irdelemesi ve bilinçli davranması gerekir.

Nasır oluşumundaki neden vücudun tahriş olan bölgesini savunma duygusudur. Travmaya uğrayan bölgesini kalınlaştırır. Bu durum travma veya tahriş gören her yerde olabilir. Travmadan kasıt ayaklarda sıkı ayakkabılar veya parmakların birbirine sürtünmesidir.

Nasırın ana belirtisi ağrıdır. Fakat hiçbir belirti vermeyen ağrısız nasırlarda olabilir. Ancak yine de ilk belirti nasır bölgesindeki keskin ağrıdır. Küçük nasırlarda baskı ortadan kalktığı zaman ağrı kaybolur. Fakat derin ve geniş nasırlarda ağrı genellikle keskin ve kalıcıdır. Ağrıyla birlikte nasır gittikçe kalınlaşır.

Sert nasırlarda koni şeklinde bir kökü vardır. Ayak parmaklarının tepe kısmında, ufak ayak parmaklarının yan ve tepe kısmında ve ayağın altında oluşabilir. Yumuşak nasırlar üzeri kızarmıştır ve basmakla duyarlıdır. Pürüzsüz ve ince bir merkezi vardır.

Ayak parmaklarının dış kenarlarında görülür. Tohum nasırı ise topuğun yan ve arka kısımlarında görülür. Ölü cilt hücrelerinin oluşturduğu bir nasır tipidir.

Birde kalıtsal olarak geçen ve genellikle çocuklarda görülen nasır tipi vardır. Bunlarda bir travma veya sürtünme söz konusu değildir. Ayağın altında veya avuç içlerinde görülebilir.

Nasır tedavisinde dikkat edilecek ilk konu iltihaplı olup olmadığının anlaşılmasıdır. İltihaplı nasırlar kazındığında irin ve kan akar, iltihaplı olmayanlarda ise ölü hücreler çıkmaktadır.

Tıbbi olarak ilk yapılacak tedavi ayaklar ılık suda yumuşatıldıktan sonra ölü cilt hücrelerini cilde zarar vermeden ponza taşı veya benzerleri ile törpüleyip yok etmektir.

Reçetesiz olarak satılan salisilik asit içeren nasır bantları kullanılabilir. Bu bantların normal cildi tahriş edici özelliği vardır. Bu nedenle dikkatli kullanılmalıdır. Nasır üzerine uygulanan bantlar nasırın belirtilerini yok eder. Çünkü içlerindeki asit nasırı eritmektedir. Yanlış uygulanırsa nasırın çevresindeki normal cildi de öldürebilir veya alerjik reaksiyonlara yol açabilir.

Özellikle şeker hastalarında veya damar tıkanıklığı olan ASO veya buerger hastalarında bu tedavi tehlikeli olabilir. Mutlaka hekim kontrolünde yapılmalıdır. Fakat bu tedaviyle rahatlayan hastada nasırı oluşturan nedenler yok edilmezse nasır tekrarlar.

Kişilerin doğru ayakkabı seçmesi özellikle burun kısmının ayakla uyumlu olması çok önemlidir. Ayakkabılar yumuşak deriden yapılmış olmalıdır. Akşamları ayakların bir süre ılık suda tutulup yumuşatılması gerekebilir. 6 cm’den fazla topuklu ayakkabı giyilmemelidir. Nasıra meyilli kişilerin dar burunlu ayakkabılardan sakınması gerekir. Ayaklar çok iyi kurulanmalıdır. Devamlı rutubet altında olan ayaklarda cilt tahriş olur. Yetersiz A ve E vitamini ve potasyum nasır oluşumunu teşvik eder. Muz ve havuç bu konuda hastalara yardımcıdır. Nasırın neden olduğu ağrı ve kaşıntıdan kurtulmak için bölgeye soğuk kompres uygulanır.

Nasır hasta tarafından hiçbir şekilde jiletle veya bıçakla kesilmemelidir. Çevre cilde zarar verilirse iltihaplanma kaçınılmaz olur.

Devamını Oku

Nasır Çeşitleri

Nasır derinin travma veya tahrişine karşı bir cerrahidir. Bunun sonucu deri anormal şekilde kalınlaşır. Bu kalınlaşma kronik tarzda olur. Tabanı yukarıda sivri yeri derinlerdedir. Derinlere indikçe sivrilir. Asıl ağrıyı yapanda bu yapıdır. Nasırın yukarıda olan taban kısmına uygulanan basınç içteki sivri kısımda çok fazla hissedilir. Ağrının asıl nedeni budur. Tedavide amaç nidus denen ve ağrıya neden olan bu sivri kök kısmının çıkarılmasıdır.

Nasır bulunduğu yere göre isimlendirilir. Parmakta, ayakta, tabanda, dirsekte gibi isimler verilebilir. Fakat bunlarda böyle bilimsel bir sınıflama yoktur. Çünkü hepsinin nedeni aynıdır. Tedavisi de değişmemektedir.

Bir diğer sınıflandırma sert, yumuşak veya tohum tarzında nasırlaşma diye ayrılabilir. Sert nasırlar daha ağrılıdır. Tabana doğru gidişi daha fazladır. Tohum tipi nasırlar yeni başlayan ve gelişmeye eğilimli nasırlardır. Fakat bu sınıflamanın da bilimsel bir değeri yoktur.

Bilimsel olarak iki çeşidi vardır. Bu sınıflandırma nedene yönelik olarak yapılır. Bunlardan birincisi derinin kalınlaşması şeklinde olan hiperkeratoz diğeri ise virütik bir hastalık olan siğilin bulaşması sonucu oluşan verrülerdir. Bunlar oluştukları yere göre çeşitli isimler alırlar. Örneğin ayakta görülenlere verruka plantaris, elde olana verruka palmaris denir. Bunlarda tedavi planlaması aynıdır. Ancak siğiller virütik bir hastalık olduğundan korunma ve tedavi süresi farklıdır.

En uygun tipler hiperkeratoz şeklinde olanlardır. Derinin o bölgesine sürekli gelen mikrotravmalar ve tahriş buna neden olur. Deri bu etkilere karşı reaksiyon olarak kendini kalınlaştırır. Bahçıvanlarda tırmığa bağlı elde oluşan nasırlar, marangozlarda çekicin sapının değdiği nokta, berberin makası taktığı parmaktaki nasırlar bu şekilde olur. Nasır oluşmazsa burası sürekli su toplayacaktır. Vücut deriyi kalınlaştırarak buna karşı bir savunma mekanizması oluşturmaktadır. Eğer travma veya tahriş kalkarsa vücut kendiliğinden bu savunma mekanizmasını ortadan kaldırır. Oluşmuş olan nasırda ameliyatla veya radyo frekansla çıkarılabilir.

Daha çok ellerde görülen siğiller bir tür virüsün yaptığı bulaşıcı bir hastalıktır. Yakın temas ile, kişinin giydiği terlik, çorap veya ayakkabı ile bulaşabilir. Bu siğillerde içerisinde asidik bir sıvı olan ve siğili yakan damlalar kullanılabilir. Fakat bunların normal cilde teması derin yanıklara yol açabilir. O nedenle siğillerde de en iyi tedavi radyo frekanstır. Tedavi yaklaşık 4-6 ay sürer. Her ay hasta gelir ve siğiller tek tek yakılır. Kondilomlardaki tedavi aynen bunlarda da uygulanır.

Ayaklarında siğil teşhisi konan kişi kesinlikle başkasının terliğini, ayakkabısını giymemelidir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar iyidir. Çıplak ayakla basılan zeminden, havuz gibi ortak alanlardan virüs bulaşabilir. Hasta bu hastalığı başkasına bulaştırabileceği gibi aynı ayakta başka yere diğer ayağına veya vücudunun diğer yerlerine bulaştırabilir. Normal ayak tabanı nasırı bulaşıcı değildir.

Devamını Oku

Nasır Çıkarma Yöntemleri

Çok çeşitli yöntemler vardır. Bu hastalara ve hastalığın yerine göre değişir. Nasır tehlikeli bir hastalık değildir. Ama verdiği ızdırap nedeniyle kişiyi bezdirir. Yaşam kalitesine ciddi şekilde sekte vurdurur. Nasır çıkarma yöntemlerinin içinde tekniğe bağlı olarak avantaj ve dezavantajlar vardır.

  1. İlaçla nasır tedavisi: Bu amaçla üzerinde nasıra etkili yakıcı madde barındıran bantlar kullanılır. Bunun dışında yine asit içerikli bir takım ilaçlar direkt nasır üzerine uygulanabilir. Nasır bandı yapıştırıldıktan sonra burada 2-3 gün kalır. Sonra bir pens veya cımbız yardımıyla bant çekilir. Yumuşamış nasır birkaç girişimden sonra çıkar. Bu işlemler sonucu sadece derinin kalınlaşmış üst tabakası çıkar, bir tabaka eksilmesi olur. Nasırın olduğu bölge incelir ve yumuşar. Fakat bunlarda asıl sorun içteki tepe kısmı (bu noktaya nidus denir.) derinde kalır, çıkmaz. Bu tür tedavilerde bu nedenle nüx kaçınılmazdır.
  2. Koruma önlemleriyle tedavi: Burada nasıra neden olan travma ve tahriş ortadan kaldırılmaya çalışılır. Bu amaçla hastanın uygun bir ayakkabı giymesi sağlanır. Ortopedik bir sorun varsa giderilir. Ayrıca nasırın olduğu noktayı boş bırakan silikon yastık denen yuvarlak şekilli ürünler kullanılabilir. Burada da silikon yastık sorunlu, nasırlı bölgeyi travmalardan korur ve kendiliğinden gerilemesini sağlar. Fakat bu tedbirler alınsa da nidus yok edilmediğinden kullanıldığı sürece ağrı azalır. Başarı şansı hemen hemen yoktur.
  3. Ameliyat: Eskiden kullanılan bir yöntemdir. Nidüs çıkarıldığından başarı şansı yüksektir. Özellikle ayaktaki nasırlarda yapılacak bir operasyon ciddi şekilde iş ve güç kaybına yol açar. Nasırın olduğu bölge lokal anestezi sonrası eliptik olarak çıkarılır. Kanama kontrolü sonrası cilt kapatılır. Ayak tabanında cildin çok gergin olmamasına dikkat edilir. Çünkü ayak tabanı derisi çok sert ve gergin olduğu için dikişler ciddi şekilde ağrı yapar. Burada nidus çıkarılmaktadır. Çok gergin olduğu durumlarda yara dudakları açık bırakılabilir. İkincil olarak iyileşir. Fakat dediğimiz gibi ciddi iş ve güç kaybı yapar.
  4. Radyo frekansla nasır tedavisi: Radyo dalgaları oluşturan bir aletle nasırlı alan çevre dokudan ayrılır. Tabanda bulunan nidus nasırla birlikte çıkarılır. Nidus alındığı için tekrarlama olasılığı azdır. Bu işlemden sonra nasırlı bölge travma ve tahrişten korunmalıdır. Yeni oluşan deri normal, zarif deri şeklindedir. Yeniden nasır oluşmaz. Dokuyu yakarak yapılan bir tedavidir. Ameliyat değildir. Lokal anestezi ile yapılır. Genelde birkaç dakika içinde işlem biter. Herhangi bir dikiş atılmaz. Kanama olmaz. Alınan bölgede herhangi bir gerginlik olmadığından ameliyata kıyasla ağrı çok azdır. İş ve güç kaybı yapmaz. Hasta sosyal yaşamına dönebilir.
Devamını Oku

Nasır Ürer Mi?

Nasırın üremesi veya alındıktan sonra tekrar çıkması buna neden olan etmenin ortadan kaldırılıp kaldırılmamasına bağlıdır. Nasırı oluşturan etken devam ettiği sürece yenileri çıkacaktır ya da tedavi olan nasır o bölgede tekrar çıkacaktır.

Nasır tahrişe, travmaya karşı derinin bir tepkisidir. Bunu yaparken deri kendini kalınlaştırarak korumaya almaktadır. Travmaya karşı doku dayanıklı hale gelir. Ancak bu kalınlaşan derinin orta kısmı sivrilerek ağrıya neden olur. Nasırda asıl ızdırap veren yer burasıdır.

Radyo frekans veya elektrokoterle bu nasırın tamamı alınırken nidus denilen başlangıç noktası da alınır. Bu nedenle genelde nüksetmez. Fakat bu nasırı oluşturan faktör ortadan kaldırılmadıkça nüks kaçınılmazdır. O nedenle tedavi ile birlikte bu da ortadan kaldırılmalıdır.

Nasıra neden uygun giyilmeyen bir ayakkabıysa bu değiştirilmelidir. Topuklu ayakkabı giyenler bundan vazgeçmelidir. Kundura tarzı giyenler spor tarzını tercih etmelidir. Basma bozukluğu olan hastalar örneğin bir ayağı kısa olanlar, ayakucuna basarak yürüyenler bu bozukluklarını düzeltmelidir. Düzeltilemezse o bölgeye silikon yastık konulabilir.

Bu tür önlemlerle tedavi olmuş nasırların aynı yerde veya başka yerlerde oluşması önlenir.

Devamını Oku

Nasır Bandı

Nasır tedavisinde kullanılan bir bant çeşididir. Nasır problemi olanlarda geçicide olsa bir rahatlık sağlandığından çoğu hasta tarafından kullanılmaktadır.

Nasır bilindiği gibi çoğu ayaklarda bazen ellerde ve parmaklarda sürekli sürtünme ve mikrotravmalara bağlı olarak kaynaklanan deri üstündeki sertleşme ve kalınlaşmadır.

Nasır bandı derideki nasırın üzerine yapıştırılır. Yapıştırıldıktan sonra bu bant birkaç gün orada tutulur. Bu süre zarfında deri yumuşar ve nasır soyulmaya başlar. Bunu bant özel yapısı sayesinde sağlar.

Nasır bandının içeriğinde asit bir madde vardır. Bu özelliği nasırın işlem sırasında mikrop kapmasını önler. Bandın çeşitli ebatları vardır. Büyüklük nasırın büyüklüğüne göre seçilir. Sonra ilaçlı nasır bandı yapışkanlı yüzeyinden ayrılır. Banttaki renkli bölüm direkt nasırın üzerine gelecek şekilde bant yapıştırılır. Yalnız bu sırada ilaçlı bölümün normal cilde temas etmemesine dikkat edilmelidir. Temas ederse normal deride yaralara neden olur. Yapıştırdıktan sonra bant sabitlenir. Olduğu yerde 2-3 gün bırakılır. Sonra bant çıkarılır. Nasır eğer geçmediyse bu işleme nasır geçinceye kadar devam edilmelidir. Bant ya cerrahi bir pens yardımıyla veya bir cımbız yardımıyla çıkarılabilir. Sonra çıkarılan o bölge bol sabunla yıkanır ve antiseptik bir şey sürülür.

Diyabetik hastalar, bebekler bir doktora danışmadan bant kullanmamalıdırlar.

Devamını Oku

Bitkisel Nasır Tedavi Yöntemleri

Nasır olan bölge önce ılık su içine konur ve 10-30 dakika arası tutularak yumuşatılır. Sonra ponza taşı ovularak ölü dokular temizlenir. Bunun dışında çeşitli bitkisel çözümler önerilmiştir. Bunlar:

  1. Sarımsak: Bir diş sarımsak ortadan kesilir. Sonra nasırın üzerine bastırılarak ovulur. Cildin kuruması beklenir. Bu işlem 8-10 kez tekrarlandıktan sonra nasırın kaybolduğu görülür.
  2. Meyan Kökü: Meyan kökü sopası hardal yağı ile karıştırılıp lapa yapılır. Bu lapa nasır üzerine sürülerek 1 gece bekletilir. Ertesi sabah yıkanır. Bu işleme nasır kayboluncaya kadar devam ettirilir.
  3. Hindistan Cevizi Yağı: Nasır üzerine günde ortalama 3 kez uygulanır. Nasır esnek ve yumuşak hale gelince ölü dokular ponza taşı ile ovalanır ve alınır.
  4. Soğan: Nasır üzerine ya çiğ ya da pişmiş soğan konur. Ayak çevresi soğan ile birlikte sarılır. Ertesi günü bandaj açılır. Olumlu sonuç alıncaya kadar bu işleme devam edilir.
  5. İncir Tedavisi: Yeşil halde olgunlaşmamış incirin suyu kullanılır. Yeşil incirlerin suyu sıkılır. Günde ortalama 3 kez nasırlı bölgeye uygulanır. Bu işleme nasır geçinceye kadar devam edilir.
  6. Karbonat + Limon Suyu: Limon suyu ve soda eşit miktarlarda karıştırılır. Bu karışım nasır üzerine uygulanır. 1 gün bekletilir. 1 hafta içinde nasır parçalanır. Daha sonra ponza taşı ile törpülenir.
  7. Ananas: 1 dilim ananas nasır üzerine konur. 1 gece bekletilir. Nasır kayboluncaya kadar bu işleme devam edilir.

 

 

Devamını Oku

Nasır Neden Olur ?

Vücut ağırlığını taşıyan yerler ayaklardır. Cilt kendini yük binen, travma gören yerlerde basınç ve sürtünme sonucu yaralanmadan koruduğu için kalınlaşır ve nasır oluşur. Ayaklardaki bu problem yürümeyi ve ayakta durmayı güçleştirir.

Nasırlar sadece ayaklarda oluşmaz. Vücudun ağırlık binen çeşitli yerlerinde oluşabilir. Yük binen bölge basınç ya da sürtünme nedeniyle o bölgeyi korur ve nasır oluşturur. Bu en çok ayakta görülebileceği gibi kalem tutan ellerde de görülebilir.

Nasır ağrı yapmıyorsa ciddi bir sağlık sorunu değildir. Eğer ağrı varsa yapılacak iş baskının kaldırılması ve nasırın yumuşatılmasıdır. Nasır alındıktan sonra neden olan etmen ortadan kaldırılmadıkça nasır tekrar oluşur.

  1. Yanlış Ayakkabı: Dar ve sıkı ayakkabılar, bayanlarda topuklu ayakkabılar ayağı sıkar ve basınç uygular. Nasır oluşumuna yol açar.

Sadece ayakkabının sürtünmesi değil, parmakların birbirine sürtünmesi de nasır oluşumuna yol açar. Ayrıca ayakkabıların çorapsız giyilmemesi bağcıklı ayakkabı kullanılması nasır önleyici diğer hususlardır.

  1. Çıplak Ayakla Dolaşmak: Çıplak ayakla dolaşanlarda sert zemin ve kum, çakıl gibi yabancı cisimlerin etkisiyle ayaklarda tahriş olur. Bu yaralanmaya ayak derisi nasır ile cevap verir. Nasıra meyilli kişilerin çıplak ayakla dolaşmaması gerekir.
  2. Ayak Parmaklarındaki Şekil Bozukluğu: Çekiç parmak, polidaktili, değişik travmaya bağlı şekil bozukluklarında nasır oluşumu kaçınılmazdır. Biçim bozukluğuna bağlı olarak parmaklar sürekli ayakkabıya sürtünür ve nasır oluşur. Önlem olarak sandalet veya parmak arası gibi açık ayakkabılar tercih edilir. En kısa zamanda ortopedik kusurlar ortadan kaldırılmalıdır.
  3. El Aletleri: Bahçe işi ile uğraşanlarda, çiftçilerde bel, tırmık, çapa gibi el aletlerine bağlı olarak ellerinde nasır gelişir. Bu durum ellerin su toplamasını önlemek için derinin aldığı koruyucu bir işlemdir. Bu tür nasırları engellemek için el aletleri ile çalışırken iş eldiveni giymek nasır oluşumu için bir önlem olacaktır.

           Ayrıca kalem tutmak veya müzik aleti çalmak sırasında da nasır oluşabilir. Kalemin değdiği yerde veya müzisyenlerde parmak uçlarında nasır görülebilir. Bunların farkında değildir. Hatta bu durumdan memnun bile olabilirler.

ÖNLEMLER

  1. Nasırlı bölge temizlendikten sonra ponza taşı ile ölü dokular sürtülüp atılır.
  2. Sık sık çorap ve ayakkabı değiştirilir.
  3. Ayakkabılar ne çok sıkı nede çok bol olmalıdır. Tercihen bağcıklı tipler, yumuşak tabanlılar daha uygundur.
  4. Dış mekanlarda çıplak ayakla yürümemelidir.
  5. Bahçe işlerinde iş eldiveni kullanılmalıdır.
Devamını Oku

Ayak Nasırları

Nasırların en çok görüldüğü yer ayaklardır. Çünkü ayaklar insanlarda ağırlık taşıyan bölgelerdir. Buradaki mikrotravmalar veya sürtünme sonucu bir takım kolaylaştırıcı faktörlerin etkisiyle ayak nasırlarının oluşumuna neden olmaktadır. En sık rastlanan nasır çeşidi çelloma dura denilen yürürken parmağın üst tarafının ayakkabıya temasından oluşan nasırdır. En çok ağrıyı ve rahatsızlığı bu verir. Daha yumuşak olan çelloma molla denilen iki parmak arasında oluşan türdür.

Bunların oluşumunda en büyük etken dar ve sıkı ayakkabılardır. Topuklu ayakkabılardan özellikle çelloma dura’nın oluşumunda baş etkendir.

Ayak nasırlarında belirtiler arasında ağrı, nasır çevresinde hassasiyet, irin veya sıvı akışı, şişkinlik ve ateş varsa enfekte olmuştur.

Nasırların tedavisinde ilk iş bunu yapan etmeni ortadan kaldırmaktır. Ayağın aynı bölgesinde (topuk ya da ayak parmaklarının kökü) uygulanan sabit sürtünme ve basınç ortadan kaldırılmalıdır. Sonra ılık su banyoları ve arkasından törpüleme yararlı olur.

Devamını Oku

Nasırdan Tamamen Nasıl Kurtulunur ?

Üç aşamada tedavi planlanır. Öncelikle mikrotravmalara ve sürtünmeye neden olan ayakkabıları bırakmak gerekir. Bayanlar topuklu ayakkabıdan vazgeçmelidir.

Bir leğen içine ılık su konur. Suyun içine karbonat, papatya suyu, elma sirkesi, İngiliz tuzu konur. 30 dakika kadar ayaklar su içinde tutulur. Sonra kurulanıp sünger taşı ile ovulur. Böylece yumuşayan nasır üzerindeki ölü hücreler alınmış olur. Ayaklar daha sonra kırmızılık oluncaya kadar ovalanır. Bu işlem 15-20 gün nasırların sertliği azalıp yumuşayıncaya kadar devam eder.

Bu işlemlerden sonra tekrar nasır oluşmamasını sağlamak daha önemlidir. Bunun için ilk koşul ayağa uygun ayakkabı seçimidir. Ayağa tam oturmayan boyutta ayakkabılar tekrar nasır oluşumuna neden olur. Ayaklar her zaman temiz ve kuru olmalıdır. Ayakların enfeksiyon veya mantar kapması önlenmelidir. Ayakkabılar değiştirilerek kullanılmalıdır. Hep aynı ayakkabıyı giymek nasır oluşumunu arttırmaktadır.

Bunların sonuç vermediği vakalarda veya ayakta çatlama, kızarma görüldüğünde mutlaka hekime başvurulmalıdır. Birde diyabetli hastalar kendi başlarına nasırı kesme şeklinde bir tedaviye kalkışmamalıdır.

Devamını Oku

Nasıra Ne İyi Gelir ?

Nasır derinin kendine gelen mikro travmalara karşı korunma amacıyla oluşturduğu kalınlaşmalardır. Derinin baskı veya tahriş altında kalması sonucu organizma o bölgedeki deride kalınlaşma oluşturarak kendini korumaya alır. Herhangi bir yara (ülser) oluşumunu önler. İnsan organizmasında en çok travma vücudu taşıyan ayaklarda görülmektedir. Ayrıca kişinin ayaklarındaki anatomik bozuklukları, yürüme sırasındatravmanın daha çok oluşmasına ve dolayısıyla nasırın daha kolay oluşmasına neden olmaktadır. Dar ayakkabılar veya topuklu ayakkabılarla iki parmağın birbirine sürtmesine, ayakkabının deriyi tahriş etmesine ve bunun sonucu nasıra neden olur. Nasır bu nedenle en çok parmak aralarında, parmakların üst tarafında ve ayak tabanında oluşmaktadır.

Nasırları bir takım iltihabı ayak hastalıklarından ayırmalıdır. Nasırda iltihap söz konusu değildir. Derinin kalınlaşmasıyla oluşmuş bir yapı söz konusudur ve nasırın üzerinde ölü cilt hücreleri bulunur. Bu hücreler bir törpü veya ponza taşı ile kazındıklarında bu ölü hücrelerin çıktığı görülebilir. Bu ölü hücrelerin alınması aşağıda anlatacağımız tedavide de kullanılır. Ponza taşı ile veya bir törpü ile cilde zarar vermeden bu ölü hücreler alınabilir. Bunun dışında bu amaçla üzerlerinde salisilik asit içeren nasır bantları da kullanılabilir. Nasır bantlarının çok dikkatli kullanılması gerekir. Kişilerin kullanmadan önce mutlaka bir damar hastalığı yönünden veya diyabet yönünden hekim kontrolünden geçmesi gerekir.

Çünkü bu bantlar içerdiği asit yüzünden sağlıklı cilde de zarar verebilir. Nasırı erittiği gibi sağlam cilt dokusunda da yaraların açılmasına neden olabilir. Bu yaralar diyabeti olan veya damar hastalığı olan kişilerde sıkıntılı, iyileşmeyen ülserlere neden olabilir. Ayrıca salisilik asit alerjisi olanlarda da aynı durumla karşılaşılmaktadır. Dikkatli olunmalıdır. Birde bazı hastaların yaptığı nasırı üzerinden kesmek soruna çare olamamaktadır. Üst kısmın alınması, nidus denen kök kısmının bırakılması nasırın kronikleşmesine yol açmaktadır. Nasır tedavisinde amaç nasıra yol açan nedenin ortadan kaldırılmasıdır. Nasırın sadece üstten kesilmesi, burada kesiler oluşturur ve bu kesilerden bakteriler girerek enfeksiyona neden olmaktadır. Çünkü ayaklardaki terleme bakterilerin üremesi için uygun olan rutubetli ve ılık bir ortam sağlar.

Nasıra yol açan etmenlerin başında dar ve topuklu ayakkabılar gelir. Öncelikle bu ayakkabılar bırakılmalı, yumuşak deriden yapılmış ayağa tam oturan ve sıkmayan ayakkabılar tercih edilmelidir. Kişiler günlük ayak temizliğine dikkat etmelidir. Özellikle iş dönüşü, akşam ayaklar ılık su içine konulmalı ve en az 10 dakika ılık su banyosu yapılmalıdır. Günlük yaşamda bu kişiler giydikleri çoraplara da gerekli özeni göstermelidir. Çoraplar pamuklu ve teri emen türden olmalıdır. Yalın ayak gezmekten mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır. Yalın ayakla gezen kişilerde travmaya maruz kalma daha fazla olmaktadır. Nasır üzerine badem yağı veya lanolin içeren kremler sürülebilir ve akşamları nasır bandı uygulanabilir. Sabahleyin nasır olan ayak ılık suya konur. 10 dakikalık bir banyo sonrası ölü hücreler ponza taşı ile törpülenir. Geceleri bant yerine soğan veya sarımsak sarmayı önerenlerde vardır.

Günümüzde nasır tedavisinde radyo frekans yöntemi kullanılmaktadır. Buharlaştırma yöntemi olan bu tedavide nasır nidus denen kökü ile birlikte çıkarılmaktadır. Daha sonra deri 1.5-2 ay içinde oluşan boşluğu normal deri ile doldurmaktadır.

Devamını Oku
Hemen Ara
Yol Tarifi