İzmir Nasır Tedavisi


  Tel : 0232 504 00 00

All Posts Tagged: Nasır

Nasır Kökleri

Nasırlar her cins, boy ve değişik biçimde ortaya çıkabilir. Hastaların ciddi ağrı duyması, günlük aktivitesini kısıtlaması, kötü görüntüsü nedeniyle toplumda büyük problemdir. Hastanın karşı karşıya olduğu sorunu çok iyi irdelemesi ve bilinçli davranması gerekir.

Nasır oluşumundaki neden vücudun tahriş olan bölgesini savunma duygusudur. Travmaya uğrayan bölgesini kalınlaştırır. Bu durum travma veya tahriş gören her yerde olabilir. Travmadan kasıt ayaklarda sıkı ayakkabılar veya parmakların birbirine sürtünmesidir.

Nasırın ana belirtisi ağrıdır. Fakat hiçbir belirti vermeyen ağrısız nasırlarda olabilir. Ancak yine de ilk belirti nasır bölgesindeki keskin ağrıdır. Küçük nasırlarda baskı ortadan kalktığı zaman ağrı kaybolur. Fakat derin ve geniş nasırlarda ağrı genellikle keskin ve kalıcıdır. Ağrıyla birlikte nasır gittikçe kalınlaşır.

Sert nasırlarda koni şeklinde bir kökü vardır. Ayak parmaklarının tepe kısmında, ufak ayak parmaklarının yan ve tepe kısmında ve ayağın altında oluşabilir. Yumuşak nasırlar üzeri kızarmıştır ve basmakla duyarlıdır. Pürüzsüz ve ince bir merkezi vardır.

Ayak parmaklarının dış kenarlarında görülür. Tohum nasırı ise topuğun yan ve arka kısımlarında görülür. Ölü cilt hücrelerinin oluşturduğu bir nasır tipidir.

Birde kalıtsal olarak geçen ve genellikle çocuklarda görülen nasır tipi vardır. Bunlarda bir travma veya sürtünme söz konusu değildir. Ayağın altında veya avuç içlerinde görülebilir.

Nasır tedavisinde dikkat edilecek ilk konu iltihaplı olup olmadığının anlaşılmasıdır. İltihaplı nasırlar kazındığında irin ve kan akar, iltihaplı olmayanlarda ise ölü hücreler çıkmaktadır.

Tıbbi olarak ilk yapılacak tedavi ayaklar ılık suda yumuşatıldıktan sonra ölü cilt hücrelerini cilde zarar vermeden ponza taşı veya benzerleri ile törpüleyip yok etmektir.

Reçetesiz olarak satılan salisilik asit içeren nasır bantları kullanılabilir. Bu bantların normal cildi tahriş edici özelliği vardır. Bu nedenle dikkatli kullanılmalıdır. Nasır üzerine uygulanan bantlar nasırın belirtilerini yok eder. Çünkü içlerindeki asit nasırı eritmektedir. Yanlış uygulanırsa nasırın çevresindeki normal cildi de öldürebilir veya alerjik reaksiyonlara yol açabilir.

Özellikle şeker hastalarında veya damar tıkanıklığı olan ASO veya buerger hastalarında bu tedavi tehlikeli olabilir. Mutlaka hekim kontrolünde yapılmalıdır. Fakat bu tedaviyle rahatlayan hastada nasırı oluşturan nedenler yok edilmezse nasır tekrarlar.

Kişilerin doğru ayakkabı seçmesi özellikle burun kısmının ayakla uyumlu olması çok önemlidir. Ayakkabılar yumuşak deriden yapılmış olmalıdır. Akşamları ayakların bir süre ılık suda tutulup yumuşatılması gerekebilir. 6 cm’den fazla topuklu ayakkabı giyilmemelidir. Nasıra meyilli kişilerin dar burunlu ayakkabılardan sakınması gerekir. Ayaklar çok iyi kurulanmalıdır. Devamlı rutubet altında olan ayaklarda cilt tahriş olur. Yetersiz A ve E vitamini ve potasyum nasır oluşumunu teşvik eder. Muz ve havuç bu konuda hastalara yardımcıdır. Nasırın neden olduğu ağrı ve kaşıntıdan kurtulmak için bölgeye soğuk kompres uygulanır.

Nasır hasta tarafından hiçbir şekilde jiletle veya bıçakla kesilmemelidir. Çevre cilde zarar verilirse iltihaplanma kaçınılmaz olur.

Devamını Oku

Nasır Çeşitleri

Nasır derinin travma veya tahrişine karşı bir cerrahidir. Bunun sonucu deri anormal şekilde kalınlaşır. Bu kalınlaşma kronik tarzda olur. Tabanı yukarıda sivri yeri derinlerdedir. Derinlere indikçe sivrilir. Asıl ağrıyı yapanda bu yapıdır. Nasırın yukarıda olan taban kısmına uygulanan basınç içteki sivri kısımda çok fazla hissedilir. Ağrının asıl nedeni budur. Tedavide amaç nidus denen ve ağrıya neden olan bu sivri kök kısmının çıkarılmasıdır.

Nasır bulunduğu yere göre isimlendirilir. Parmakta, ayakta, tabanda, dirsekte gibi isimler verilebilir. Fakat bunlarda böyle bilimsel bir sınıflama yoktur. Çünkü hepsinin nedeni aynıdır. Tedavisi de değişmemektedir.

Bir diğer sınıflandırma sert, yumuşak veya tohum tarzında nasırlaşma diye ayrılabilir. Sert nasırlar daha ağrılıdır. Tabana doğru gidişi daha fazladır. Tohum tipi nasırlar yeni başlayan ve gelişmeye eğilimli nasırlardır. Fakat bu sınıflamanın da bilimsel bir değeri yoktur.

Bilimsel olarak iki çeşidi vardır. Bu sınıflandırma nedene yönelik olarak yapılır. Bunlardan birincisi derinin kalınlaşması şeklinde olan hiperkeratoz diğeri ise virütik bir hastalık olan siğilin bulaşması sonucu oluşan verrülerdir. Bunlar oluştukları yere göre çeşitli isimler alırlar. Örneğin ayakta görülenlere verruka plantaris, elde olana verruka palmaris denir. Bunlarda tedavi planlaması aynıdır. Ancak siğiller virütik bir hastalık olduğundan korunma ve tedavi süresi farklıdır.

En uygun tipler hiperkeratoz şeklinde olanlardır. Derinin o bölgesine sürekli gelen mikrotravmalar ve tahriş buna neden olur. Deri bu etkilere karşı reaksiyon olarak kendini kalınlaştırır. Bahçıvanlarda tırmığa bağlı elde oluşan nasırlar, marangozlarda çekicin sapının değdiği nokta, berberin makası taktığı parmaktaki nasırlar bu şekilde olur. Nasır oluşmazsa burası sürekli su toplayacaktır. Vücut deriyi kalınlaştırarak buna karşı bir savunma mekanizması oluşturmaktadır. Eğer travma veya tahriş kalkarsa vücut kendiliğinden bu savunma mekanizmasını ortadan kaldırır. Oluşmuş olan nasırda ameliyatla veya radyo frekansla çıkarılabilir.

Daha çok ellerde görülen siğiller bir tür virüsün yaptığı bulaşıcı bir hastalıktır. Yakın temas ile, kişinin giydiği terlik, çorap veya ayakkabı ile bulaşabilir. Bu siğillerde içerisinde asidik bir sıvı olan ve siğili yakan damlalar kullanılabilir. Fakat bunların normal cilde teması derin yanıklara yol açabilir. O nedenle siğillerde de en iyi tedavi radyo frekanstır. Tedavi yaklaşık 4-6 ay sürer. Her ay hasta gelir ve siğiller tek tek yakılır. Kondilomlardaki tedavi aynen bunlarda da uygulanır.

Ayaklarında siğil teşhisi konan kişi kesinlikle başkasının terliğini, ayakkabısını giymemelidir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar iyidir. Çıplak ayakla basılan zeminden, havuz gibi ortak alanlardan virüs bulaşabilir. Hasta bu hastalığı başkasına bulaştırabileceği gibi aynı ayakta başka yere diğer ayağına veya vücudunun diğer yerlerine bulaştırabilir. Normal ayak tabanı nasırı bulaşıcı değildir.

Devamını Oku

Nasır Ürer Mi?

Nasırın üremesi veya alındıktan sonra tekrar çıkması buna neden olan etmenin ortadan kaldırılıp kaldırılmamasına bağlıdır. Nasırı oluşturan etken devam ettiği sürece yenileri çıkacaktır ya da tedavi olan nasır o bölgede tekrar çıkacaktır.

Nasır tahrişe, travmaya karşı derinin bir tepkisidir. Bunu yaparken deri kendini kalınlaştırarak korumaya almaktadır. Travmaya karşı doku dayanıklı hale gelir. Ancak bu kalınlaşan derinin orta kısmı sivrilerek ağrıya neden olur. Nasırda asıl ızdırap veren yer burasıdır.

Radyo frekans veya elektrokoterle bu nasırın tamamı alınırken nidus denilen başlangıç noktası da alınır. Bu nedenle genelde nüksetmez. Fakat bu nasırı oluşturan faktör ortadan kaldırılmadıkça nüks kaçınılmazdır. O nedenle tedavi ile birlikte bu da ortadan kaldırılmalıdır.

Nasıra neden uygun giyilmeyen bir ayakkabıysa bu değiştirilmelidir. Topuklu ayakkabı giyenler bundan vazgeçmelidir. Kundura tarzı giyenler spor tarzını tercih etmelidir. Basma bozukluğu olan hastalar örneğin bir ayağı kısa olanlar, ayakucuna basarak yürüyenler bu bozukluklarını düzeltmelidir. Düzeltilemezse o bölgeye silikon yastık konulabilir.

Bu tür önlemlerle tedavi olmuş nasırların aynı yerde veya başka yerlerde oluşması önlenir.

Devamını Oku

Nasır Bandı

Nasır tedavisinde kullanılan bir bant çeşididir. Nasır problemi olanlarda geçicide olsa bir rahatlık sağlandığından çoğu hasta tarafından kullanılmaktadır.

Nasır bilindiği gibi çoğu ayaklarda bazen ellerde ve parmaklarda sürekli sürtünme ve mikrotravmalara bağlı olarak kaynaklanan deri üstündeki sertleşme ve kalınlaşmadır.

Nasır bandı derideki nasırın üzerine yapıştırılır. Yapıştırıldıktan sonra bu bant birkaç gün orada tutulur. Bu süre zarfında deri yumuşar ve nasır soyulmaya başlar. Bunu bant özel yapısı sayesinde sağlar.

Nasır bandının içeriğinde asit bir madde vardır. Bu özelliği nasırın işlem sırasında mikrop kapmasını önler. Bandın çeşitli ebatları vardır. Büyüklük nasırın büyüklüğüne göre seçilir. Sonra ilaçlı nasır bandı yapışkanlı yüzeyinden ayrılır. Banttaki renkli bölüm direkt nasırın üzerine gelecek şekilde bant yapıştırılır. Yalnız bu sırada ilaçlı bölümün normal cilde temas etmemesine dikkat edilmelidir. Temas ederse normal deride yaralara neden olur. Yapıştırdıktan sonra bant sabitlenir. Olduğu yerde 2-3 gün bırakılır. Sonra bant çıkarılır. Nasır eğer geçmediyse bu işleme nasır geçinceye kadar devam edilmelidir. Bant ya cerrahi bir pens yardımıyla veya bir cımbız yardımıyla çıkarılabilir. Sonra çıkarılan o bölge bol sabunla yıkanır ve antiseptik bir şey sürülür.

Diyabetik hastalar, bebekler bir doktora danışmadan bant kullanmamalıdırlar.

Devamını Oku
Hemen Ara
Yol Tarifi